Ek gıdaya başlarken

Zamanında doğmuş bir bebeğin beslenmesinde tercih edilecek en doğal ve en ideal ürün Anne Sütü’dür.

Anne sütünün başta bebeğin büyüme ve gelişmesine, algılama ve zeka gelişimine, bağışıklık sisteminin gelişip güçlenmesine ve böylece enfeksiyon hastalıklarından ve alerjik hastalıklardan korunmasına diğer ürünlerden çok daha fazla katkısı vardır.

Anne sütü alan bir bebeğe D vitamini dışında su dahil başka hiçbir şey verilmemelidir. Anne sütü bebeğin alması gereken su açısından yeterlidir.

Ek gıdaya ne zaman başlayalım ?

Sadece anne sütüyle beslenen ve yeterli kilo alan bebeklere altıncı aydan, anne sütü yeterli olmayan ve bir sebeple formül mamayla beslenen bebeklere ise dördüncü aydan sonra ek gıdalar başlanır.

Prensipler neler ?

Ek gıda başlansa bile, 6-8 aylık bebeğin aldığı günlük besinin %60’ı, 9-12 aylık bebeğin günlük besininin % 50’si anne sütünden oluşmalıdır.

Temel sebepler, bebeği 9–12. aylarda aile sofrasına oturmaya hazır hale getirmek, artık besleyicilik ve miktar olarak azalma gösterebilecek olan anne sütünde artış zamanı tanımaktır.

Ek gıdalara başlanırken dikkat edilmesi gereken noktalar:

Biberon kullanılmamalı, ek besin kaşıkla verilmeli,

Verilecek besinler doğal, temiz ve taze olmalı,

Hazırlanan besinler uzun süre oda sıcaklığında bekletilmemeli,

Yeni denenecek besinler bebek aç iken ve alışık olduğu besinlerden önce verilmeli,

Sevmediği besinler için bebek zorlanmamalı, birkaç gün sonra tekrar denenmeli,

Ek besinler az miktarlarda başlanıp, yavaş yavaş bir porsiyona çıkılmalı.

Ek besin miktarı her öğünde en fazla 1 çay bardağı miktarında olmalıdır.

Olabilecek alerjik reaksiyonları gözleyebilmek için aynı günde birden fazla ek besine başlamamalı, yaklaşık bir hafta aralıklarla yeni gıdalar denenmelidir.

Ne ile başlayalım ?

Bebeğin gelişimi ve damak tadına göre, genellikle ilk başlanan ek besin yoğurt veya meyve püreleri, ikinci öğün sebze püreleri olmalıdır.

Ek besinler başlangıçta yumuşak kıvamlı, iyice ezilmiş, püre şeklinde verilirken, 6–7 aylardan sonra daha koyu kıvamda verilebilirler.

Sekizinci ayda ek besin olarak kahvaltı da eklenerek öğün sayısı 3 e çıkılır.

Sebze çorbası ve püresi

Yoğurt başlandıktan sonra, genellikle öğlen veya ikindi öğününde, 1-2 tatlı kaşığı başlanıp, yavaşça artırılarak verilir.

İlk hafta Sebze püresi verilir. Hazırlanan püreden her gün biraz artırılmak suretiyle verilir. Püre günlük hazırlanmalı ve artan miktar ertesi gün verilmemelidir.

Çocuk bir porsiyon alana kadar öğünler anne sütüyle takviye edilmelidir.

İkinci hafta çorba gibi fakat daha az suyla hazırlanan basit sebze püresi verilir. Bu karışıma 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenebilir.

Üçüncü hafta püreye mevsim sebzeleri ve irmik de eklenerek içerik zenginleştirilir.

Her hafta ıspanak, karnabahar, pırasa, semizotu, lahana, soğan, kereviz, pazı, bezelye, taze fasulye gibi yeni bir sebze eklenir.

İlk yıl bebeğe pancar ve patlıcan verilmemelidir. 

Meyve suyu ve püresi

Çocuğa verilecek meyve mevsimine göre elma, armut, kayısı ve şeftalidir. Daha sonra muz, üzüm, turunçgiller denenebilir. Çilek ve kivi, alerji olasılığı nedeniyle 1 yaştan sonrasına ertelenmelidir.

Başlangıçta 1–2 tatlı kaşığı verilirken miktar yavaşça artırılarak yarım muz veya orta büyüklükte bir meyve porsiyonuna ulaşılır. Şeker eklenmemelidir. Yoğurtla karıştırılarak da verilebilir.

Yoğurt

Öğlen öğününde meyve püresi veya akşam öğününde muhallebi ile dönüşümlü olarak verilebilir. Evde yapılan yoğurt tercih edilmeli, katkı maddesi olan hazır yoğurtlar kullanılmamalı, kaymaksız yoğurt verilmelidir. 

Muhallebi

Pirinçli muhallebi altıncı aydan sonra akşam öğünü olarak verilebilir. 

Sekizinci aydan sonra muhallebiler pirinç unu dışında buğday veya yulaf unu ile de hazırlanabilir

Kahvaltı

Kahvaltı iki kat suyla hazırlanan formül mama, peynir, reçel veya pekmez, yarım ince dilim ekmek içi veya 2–3 bebe bisküvisi ile hazırlanır. Tuzu alınmış beyaz peynir veya labne peyniri de kullanılabilir. 1–2 tatlı kaşığı başlanarak miktar artırılır. 

Zehirlenme riski nedeniyle ilk yaşta bal verilmemelidir. Kahvaltıya iyice pişmiş yumurta sarısı, 1 çay kaşığı miktarında katılıp, 7–10 gün içinde tama çıkılmak üzere artırılır.

Alerji riski nedeniyle yumurtanın beyazı bir yaşına kadar verilmez.

Düzenli olarak et yiyen çocuklara haftada 1–2 kez yumurta vermek yeterlidir.

Et: 7–8. aylarda 1 çorba kaşığı kıyma şeklinde sebze yemeklerine eklenir. Daha sonra orta boy ince bir biftek veya tavuk eti küçük parçalar haline getirilerek sebze yemeklerine eklenebilir. Baharatsız köfte verilebilir.

Balık 8–9 aydan sonra beyaz etli, haşlanmış, kılçıksız ve yağsız balık verilebilir.

Beyin, kemik ve et suyunun çocuk beslenmesinde yeri yoktur.

Karaciğer dışındaki sakatatlar ilk yılda verilmemelidir. 

Pilav makarna ve dolmalar: 8–9. aylardan sonra yoğurt ile karıştırılarak verilmelidir.

Su: 8. aydan sonra artan aktivite nedeniyle öğün aralarında bebeklerin su ihtiyacı olabilir.

Çay, çikolata ve kabuklu yemişler verilmemelidir.

Bebeklerin ilk altı ay boyunca sadece D vitamini yönünden takviye edilmeleri yeterlidir. Dördüncü aydan itibaren çocukta oluşabilecek kansızlığın önlenmesi için doktorunuzun hesaplayacağı dozda Demir başlanarak, bir yaşına kadar verilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.