Böcek Sokmaları ve Anafilaksi

Böcekler, hayvanlar aleminin en geniş çeşitliliğe sahip üyeleridir. Bugüne kadar bir milyondan biraz fazlası tanımlanmış olmakla birlikte, tür sayısınn 6-10 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Böcekler, dünyadaki yaşam formlarının %90’ından fazlasını temsil eder. Bu nedenle böceklerle insanın teması kaçınılmazdır.

Böcek ısırmalarının önemi nedir ?

Böcek ısırmaları, bazen acı veren, fakat çoğunlukla sadece kaşıntı ile hissedilen olumsuz tecrübelerdir. Acı veren böcek sokmaları daha çok vücudunun arka bölümünde sokma organı olan (Arı, akrep v.b.) hayvanlarla (Hymenoptera) olan sokulmalardır. Bal arıları, eşek arıları ve karıncalar bu gurubun üyeleridir. Ateş karıncaları da, takrar tekrar acı verici ısırıklar yaparak gruplar halinde saldırabilirler.

Bu ısırıklara yada sokmalara vücudun tepkisi çok değişik olabilir. Isırıkları takiben basit bir kızarıklık ve kaşıntıdan, agressif su kabarcıklarına kadar değişik reaksiyonlar oluşabilir. Hymenoptera sokmaları, sebep oldukları anafilaktik reaksiyonlar nedeniyle diğer eklembacaklıların sokmalarından çok daha fazla ölüme neden olabilirler.

Örümcek, kırkayak, tırtıl ve akrep sokmalarının her biri ayrı ve geniş birer yazı konusudur ve burada zehirli hayvan sokmalarından bahsedilmeyecektir. Ancak, genel olarak böcek ısırık yada sokmalarında tanı ve tedavi ilkeleri birbirinin benzeri olduğundan, bahsedilen önlemler diğer hayvanlara da uyarlanabilir.

Böcekler hakkında neden bilgi sahibi olmalıyız ?

Böcekler aracılığıyla bulaşan hastalıkların biliniyor olması tanı açısından çok önemlidir. Örneğin kenelerle bulaşan Lyme hastalığı, Sivrisineklerle bulaşan Sıtma çok önemli iki hastalıktır. ‘Öpücük böceği’ denilen, insanlarda ağız ve çevresinde küçük ısırıklar yaparak kan emen böceklerle ortaya çıkan Chagas hastalığı çocuklar için hayati tehdit oluşturan kalp kası hasarlarına yol açabilir. Her ne kadar hastalık, ülkemizden oldukça uzak bir coğrafyada görünüyor olsa da, uzun uçuş imkanları, giderek artan bir şekilde bu vektörlerin dünyanın her yerinde görünebilirliğini artırmıştır. Bunun gibi, sivrisinek ve kene sokmalarında sadece sıtma değil, ‘Doğu at virüsü’ veya ‘Batı Nil virüsü’ gibi etkenlere oluşan hastalıklar da çok nadiren kendi coğrafi bölgeleri dışında görülebilirler.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da böcekler tarafından oluşturulan hastalıkların önemli bir kısmının, sokulma olayından çok sonra bulgu vermeleridir. Bu nedenle değişik bir klinik tablo sergileyen her olguda seyahat öyküsü özenle sorgulanmalıdır.

Ülkemizde böcek sokmalarına yönelik sağlıklı bir istatistik bulmak neredeyse imkansızdır. ABD’de yıllık böcek sokması sayısı 8983 olarak rapor edilmiştir. Elbetteki her böcek sokması hastaneye başvurmadığından, gerçek rakam bunun çok üzerindedir.

Böcek sokmalarının % 6,5 kadarı orta şiddette yan etkiye yol açar. Ciddi yan etki olasılığı ise % 0,2 kadardır.

ABD’de hastaneye başvuran böcek sokmaları olgularının %36’sı arı sokması, %17’si sivrisinek sokması, % 6,4’ü karınca sokması, %56’sı diğer böceklere ait sokmalar dır ve bunlara bağlı ölüm bildirilmemiştir.

Bu kadar nadir ise böcek sokmasının klinik önemi nedir ? 

Şiddetli ve tedavi edilmemiş anaflaksisi olan hastalar dışında böcek sokmaları genellikle sorunsuz atlatılır. Ancak belirli bir venoma karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde ortaya çıkan anaflaksi tablosu ölümle sonuçlanabilir. Tüm yaş gruplarında anaflaksinin en sık nedenleri besin, ilaç ve böcek sokmalarıdır. Böcek sokmalarına bağlı anafilaksi olasılığı yaşla birlikte artar. Türkiye’de anaflaksi ile başvuran çocukların % 37,5’unda venomlar sorumlu bulunmuştur.

Böcek sokmasında ölüm riskini artıran faktörler nelerdir ?

Böcek sokmasında ileri yaş, kardiyovasküler hastalık varlığı, alerjik yapıda olma, astım hastası olma, ACE inhibitörü kullanıyor olmak gibi faktörlerin varlığında ölüm riski söz konusudur. Bu açıdan bal ve diğer arı ürünleriyle daha önce karşılaşmış kişilerde, arıcılarda ve bu ürünleri (polen, arı sütü, bal gibi) sık tüketenlerde, bal arılarının sokmasına bağlı anafilaksi gelişme olasılığı, eşek arılarına ve diğer böceklere göre kat kat yüksektir.

Nasıl önlem alınmalı ?

Böcek sokması olasılığı bulunan bir bölgeye giderken özellikle dış mekanlarda vücudu örten ve açık renkli giysiler giyilmelidir. Açık rengi sivrisinek dahil hiçbir böcek sevmez ve dahası, bu giysiler üzerindeki böcekler kolayca fark edilir. Koruyucu uzun ayakkabılar ve özellikle toprakla çalışanlar için mümkünse eldiven giyilmelidir.

Çiçek kokulu, böcek çekebilecek parfüm, losyon kullanılmamalı, yumuşatıcı kullanılarak yıkanmış giysi giyilmemelidir. Yoğun bitki örtüsü olan yerlerden ve tavuk, piliç, yabani kuş gibi, pire, kene taşıma olasılığı olan hayvanlardan uzak durulmalıdır. Uygun ortamlarda böcek kovucu ilaçların kullanımı böcek ısırıklarına ve sokmalarına maruz kalmanın en aza indirilmesine yardımcı olur.

Genellikle bir böcek tarafından sokulma durumunda, çok yaygın, sistemik bir reaksiyon oluşmamışsa, bu durum önemsenmez. Böceklerin birçoğu insanı uykuda soktuğu için, yada böceğin tükürüğündeki anestezik madde nedeniyle, kişi ısırıldığını yada sokulduğunu çok sonra fark eder. Olay daha sonra genel bir rahatsızlık hissi, kaşıntı, kızarıklık, şişlik, orta derecede yada şiddetli bir ağrı ile fark edilebilir.

Anafilaksi nedir ?

Anafilaksi belirti ve bulguları alerjenle karşılaşıldıktan sonraki ilk 2 saat içinde ortaya çıkar. Böcek sokmasına bağlı anafilaksi olgularında semptomların ortaya çıkması ile ölüm arasında genellikle 15 dakika süre vardır. Bu nedenle anafilaksi belirti ve bulguları bilinmeli ve süratle müdahale edilmelidir.

Anafilaksinin klinik belirtileri etkilenen sisteme göre değişkenlik gösterir. %80-90 olguda şiddetli bir reaksiyonda genel bir kızarıklık, ürtiker ve kaşıntılı ödem oluşur. Ancak çok hızlı gelişen reaksiyonlarda bu semptomlar olmadan da anafilaksi görülebilir.

Cilt bulgularıyla birlikte veya onlar olmaksızın bilinç bulanıklığı gelişebilir ve anksiyete, halsizlik, mide krampı, ishal, kusma, idrar ve dışkı tutamama durumları ortaya çıkabilir. Baş dönmesi, tansiyon düşmesi, öksürük, nefes darlığı, solunum yetmezliği ve kardiyovasküler kollaps gelişerek hasta kaybedilebilir.

Hasta, bir şekilde böcekle temastan bahsetmedikçe, böcek sokmasını akla getirecek muayene bulgusu yoktur. Çünkü ilk muayene bulgusu olan şişlik, ödem, ısı artışı, kızarıklık gibi bulgular çoğunlukla bu duruma özgül olmayan bulgulardır. Ne yazık ki cilt tutulumu yapan pek çok hastalık da başlangıçta benzer bulgularla kendini belli eder.

Anaflakside nasıl davranılmalıdır ?

En önemli konu anafilaksinin gözden kaçırılmamasıdır. Çünkü böcek sokmalarında ölümlerin neredeyse tamamı anaflaksiye bağlı olarak gerçekleşir.

Dünya Alerji Birliği, ani başlangıçlı, deri, mukoza veya her ikisinin birden tutulmuş olduğu durumlarda (yaygın ürtiker, kaşıntı ve kızarıklık, dudak, dil ve küçük dilde şişme) solunum problemi yada hipotansiyon bulgularının (hipotoni, kollaps, senkop, inkontinans) varlığı, yada kramp şeklinde karın ağrısı ve kusma olmasını Anafilaksi için tanı kriterleri olarak benimsemiştir.

Anafilaksi neyle karıştırılabilir ?

Anafilaksi durumu, Kalp krizi, Alerjik Kontakt dermatit, Hayvan ısırıkları, Atopik dermatit, Lenfoma döküntüsü, Kedi tırmığı hastalığı, Kırkayak, Örümcek, Yılan sokması, Yaygın Damar içi Pıhtılaşma, Yılancık, HİV ve AIDS, İsilik, Mantar enfeksiyonları, Bitlenme, Uyuz, Gül hastalığı, Bitki reçinesi zehirlenmesi, Romatoid artrit ve Serum hastalığı bulgularıyla karışabilir. Ortaya çıkan klinik tablonun belirlenmesinde laboratuar çalışmalarının genellikle yararı yoktur, o nedenle de öykü çok iyi sorgulanmalıdır.

Hastaneye gitmeden önce neler yapılabilir ?

Böcek sokmalarında hasta derhal hastaneye ulaştırılmaya çalışılır, ancak anafilaksi varlığında hastaneye gidiş hazırlıkları yapılırken aynı zamanda kişinin hava yolu, solunum, dolaşım ve bilinç durumu süratle değerlendirilir. Hastaya uygun pozisyon verilerek soluk alıp vermediği kontrol edilir, soluması sağlanmaya çalışılır.

Arı sokmalarında sokulan bölgede arıya ait  varsa iğne vb. çıkarılması gerekir. Buz uygulama ile sokulan bölgeye soğutma yapılır ve şişliğin hafifletilmesi sağlanmaya çalışılır. Cilde buz uygulanıyorsa, temas süresi en fazla 15 dakika olacak şekilde sınırlandırılır.

Adrenalin, antihistaminik ilaçlar ve kortizon derhal uygulanacak ilaçlardır. Mide asidi bloke edici H2 reseptör antagonistleri verilebilir. Solunum sıkıntısı varsa bronkodilatatör (Ventolin) tedavi uygulanabilir.

Böcek sokmalarında en önemli ayrıntı nedir ?

Böcek sokmalarının çoğu için yukarıdaki önlemler yeterlidir ve çoğunlukla hastaneye gitmeye bile gerek kalmaz. Ancak, yine de Zehir Danışma Merkezi (114) aranarak yapılanlar dışında alınması gereken önlemler sorgulanmalıdır.

Solunum sistemine ait belirtiler çocuklarda daha sık görülürken, kalp ve damar sistemine ait belirtiler Başlangıçta hafiflemiş gibi görünen şikayetler, 4-12 saat sonra çok daha şiddetli olarak geri gelebilir. Bifazik reaksiyonlar denilen bu duruma çocuklarda % 6 oranında rastlanılmaktadır. Hastaların hastaneye kabulü sonrası bifazik değişiklikler olabileceği akılda tutularak, hastanın hastanede kalış süresi en az 6 saat olacak şekilde uzatılmalı, hasta, sonradan gelişebilecek anafilaksi atağı için izlenmeye devam edilmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.