Mevsimsel Alerjik Rinit

Alerjik Rinit (AR), burunda dolgunluk, tıkanıklık ve kaşıntıyla kendini gösteren, burun akıntısı ve göz kızarıklığın da eşlik ettiği bir hastalık tablosudur. Bu durum, beraberinde taşıdığı diğer hastalıklar, hayat kalitesi ve okul performansına olumsuz etkileriyle, çocukluk çağının oldukça önemli, kronik bir problemidir.

Alerjik Rinitin sebebi nedir ?

Alerjik rinitin ortaya çıkmasına, alerjen adındaki bir yada birkaç moleküle vücudun duyarlılığının artmış olması ve bu duyarlanılmış maddelerin çevrede var olması neden olur.

Alerjik rinitin tipleri var mıdır ?

Alerjik rinit mevsimsel (aralıklı) ve perennial (devamlı) diye iki başlıkta incelenir. Mevsimsel alerjik rinit yılın belli dönemlerinde ortaya çıkan alerjenlere karşı vücutta oluşmuş tepkilerden kaynaklanır. Devamlı alerjik rinit bulguları yıl boyu kalıcıdır. Olguların %20 si mevsimsel, %40 ı devamlı ve %40 ı bu ikisinin karışımı şeklindedir.

Alerjen vücuda ne yolla girer?

Hastalığın gelişiminde ana faktör solunum yoluyla alınan alerjenlerdir. Ilıman iklimli coğrafi bölgelerde bu duruma baharda ortaya çıkan ağaç polenleri, yaz sonunda otlar neden olur. Küf sporları ılıman coğrafyalarda yalnızca yazın, tropikal bölgelerde yıl boyu bulunur. Mevsimsel olmayan rinitte, daha çok evcil hayvan döküntüleri, ev tozu akarları ve küf gibi, ev içi faktörler rol oynar.

Hastalık ne zaman ve kimlerde görülür ?

Şehirleşmeyle birlikte alerjik rinit sıklığı da hızlı bir şekilde artmıştır. Şehirde yaşayan çocukların %20-40’ında AR bulguları tespit edilebilir. Hastalık en sık geç çocukluk döneminde görülür. İlk belirtiler süt çocukluğunda görülse de, tanı genellikle 6 yaş civarında konulur.

AR görülme olasılığını artıran faktörler nelerdir ?

Ailede alerjiye yatkınlık olması,
Mama ve ek besinlerle erken süt çocukluğunda tanışmış olmak,
Annede sigara içiciliği,
Ev alerjenleriyle erken karşılaşma,
Çocukta 4 yaşından önce besin alerjisi görülmesi.
6 yaşından önce çocuğun kanındaki IgE düzeyinin 100 IU/ml üzerinde olması.

Alerjik rinit nasıl oluşur ?

Atopik bir hasta, alerjenle karşılaştığında, vücutta o antijene özel bir IgE üretilir. Aynı karşılaşmanın tekrarlanması halinde histamin, prostoglandin ve lökotrien denilen maddeler salınır. Alerjenle karşılaşıldıktan 4-8 saat sonra alerjiden sorumlu hücrelerin ortama hücumu gerçekleşir. AR ye bağlı bulgular bu salınan maddeler ve hücrelerin etkisiyle oluşur.

AR kendini nasıl belli eder ?

AR belirtileri üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularıyla karıştırılabilir. Tipik yakınma, aralıklı burun tıkanıklığı, şeffaf burun akıntısı, kaşıntı, hırıltı ve gözlerde kızarıklıktır. Bu çocuklarda ‘Alerjik selam‘ denilen, açık el ayası ve işaret parmağıyla burnu yukarı itmeler sonucu, ucu yukarı kıvrık burun ortaya çıkar. Bu manevra ile burun üzerinde ‘burun çizgisi’ denilen, enlemesine düz bir hat oluşabilir.
Burun duyarlılığı, yüz buruşturma, yüzde seğirme ve burun kanaması görülebilir. Baş ağrısı, öksürük, koku ve tat duyusunda kayıp yaşanabilir. Burun tıkanıklığı geceleri ağızdan soluk alıp vermeye ve horlamaya yol açarak uyku ve yaşam kalitesini ileri derecede bozabilir.

Alerjik rinitin laboratuar bulguları nelerdir ?

Alerjene özgü IgE varlığını tespit etmek için cilt testleri kullanılabilir. Bu testler duyarlı, pahalı olmayan, hızlı, riski ve verdiği rahatsızlık çok az olan testlerdir. Burun sürüntüsünde eozinofil görülmesi tanıya yardımcıdır. Kanda eozinofil ve total serum IgE konsantrasyonunun saptanması ise nispeten düşük duyarlılığa sahip testlerdir.

Alerji testleri kaç yaşında yapılabilir?

Mevsimsel solunum alerjenlerine cevap, iki mevsim boyunca aynı alerjenle karşılaştıktan sonra ortaya çıktığından, 1 yaş altındaki çocuklarda bu testlerin pozitif olması pek mümkün görünmemektedir.

Test yapılırken nelere dikkat edilmelidir?

Yanlış negatif sonuçlardan kaçınmak için testlerden 1 gün önce montelukast (Singulair, Once-air, Notta, Zespira), 3-4 gün önce birinci kuşak antihistaminler, 5-7 gün önce 2. kuşak antihistaminler kesilmiş olmalıdır.

Tanı nasıl konur ?

Herhangi bir üst solunum yolu enfeksiyonu yada yapısal burun anormalliği olmayan kişinin, tekrarlayan burun tıkanıklığı, burun akıntısı, burun kaşıntısı ve dolgunluğu, göz kızarıklığı ve ödemi, göz altı çizgisi gibi  şikayetlerinin olması allerjik rinitten şüphelenilmesi için yeterlidir. Hastanın yaşadığı çevre şartları, diyeti, ailede alerjik rinitli kişilerin, egzema ve astımlı kişilerin varlığı sorgulanarak tanı kuvvetlendirilir.

Alerjik rinitli hastanın genel görünümü nasıldır ?

Hastada yüz ve diş gelişim anormallikleri, ‘alerjik açık‘ denilen, ağızdan soluk alıp vermeye bağlı devamlı ağız açıklığı, kuru ve çatlak dudaklar, ‘alerjik shiners‘ denilen göz altı mor çizgileri, burun üzerinde enine çizgi, göz kızarıklığı, gözde yanma, yaşarma, göz kapaklarında ödem görülebilir.

Alerjik rinit çocuklarda başka hangi hastalıklara yol açabilir ?

Bu çocuklarda sinüzit, konjunktivit, orta kulak enfeksiyonu, ve egzema sıktır. Alerjik rinit astım için bir risk faktörüdür ve atopik uyarıyla genellikle astım tetiklenir. AR sıklıkla bakteriyel sinüzite yol açar. Sinüzit-AR-astım üçlüsü tedaviye oldukça dirençlidir. Alerjik rinit hastalarının %38’inde astım, astım hastalarının %78’inde de alerjik rinit vardır. AR’deki kronik enflamasyon östaki tüpünde tıkanıklığa, orta kulak iltihabına, geniz eti ve bademcik büyümesine neden olabilir. AR’li çocuklardaki horlama, halsizlik ve uyku bozuklukları, öğrenme kapasitesi ve problem çözme becerisini bozar, artmış huzursuzluğa, fiziksel ve ruhsal problemlere neden olabilir.

AR için önlemler nelerdir ?

Alerjik rinitte tedavinin amacı emniyetli ve etkili bir şekilde bulguların kontrol altına alınmasıdır.
Tetikleyen alerjenlerin çevreden uzaklaştırılması yada kişinin bunlardan kaçınması önerilir.
Hayvan döküntülerinden kaçınmanın tek yolu riniti tetikleyen hayvanın evden uzaklaştırılmasıdır. Ev, aydınlık rutubetsiz olmalı, evin en güneşli odası çocuğun yatak odası olmalıdır. Yatak odası sadece uyumak için kullanılmalıdır. Yatak odasında süs bitkisi bulundurulmamalı, ev içi havalandırılmalı, fakat hava kirliliği yoğun olduğu kış mevsiminde camlar açılmamalıdır. Polen ve dış ortam tozlarından kaçınmak için mümkünse oturulan çevre değiştirilmeli, polen mevsiminde rüzgarlı havalarda havalandırma yapılmamalıdır. Polen mevsiminde saçlar her gün yıkanmalı, parfüm ve kokulu temizlik maddelerinden uzak durulmalıdır. Küfe karşı alerjisi varsa ev nemli tutulmamalıdır. Banyo haftada bir küf temizleyiciler ile temizlenmelidir.
Evde gereksiz, kullanılmayan fazla eşya olmamalıdır. Yünlü ve kuş tüyü yatak, yorgan, yastık kaldırılmalıdır. Çarşaf ve nevresimler haftada bir kere sıcak su (>55 C) ile yıkanmalıdır. Temizlik, çocuk ev dışında iken elektrikli süpürge ile yapılmalıdır. Mobilyalar mümkünse deri takımlar veya silinebilir kumaşla kaplı olmalı ve odada halı olmamalıdır. Çocuklara oyuncak alırken tüylü ve toz tutabilecek özellikte olmamasına dikkat edilmelidir.

Hangi ilaçlar kullanılır ?

Tedavide ağızdan alınan antihistaminler, topikal antihistamin burun spreyi, antihistaminlerle kombine formda pseudoefedrin, lokotrien modifiye edici ilaçlar kullanılabilir. AR’de en etkili tedavi burundan kullanılan kortikosteroidler ilaçlardır. Çok ağır seyirli hastalar, antihistamin, lokal kortikosterid ve dekonjestanlardan oluşan kombine tedavilere gereksinim duyabilirler.
Semptomatik tedavinin yetersiz kaldığı hastalarda, özellikle kronik sinüzit, mukozal kalınlaşma ve burun polipleri de varsa, özel alerjen immunoterapisi (aşı) uygulanabilir.

Alerjik rinitin kendiliğinden iyileşme şansı varmıdır ?

Çocuklarda bu oran %10-23 tür. İkinci kuşak antihistaminler ve burun içi kortikosteroid ilaçlara devam edildiği sürece yaşam kalitesi bütün çocukluk çağı boyunca belirgin olarak düzelir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.