Beta mikrobu ile ilgili sorular

Beta mikrobu nedir ?

Beta hemolitik streptokoklar, 0,5-1,2 mikron çapında, küçük, hareketsiz, yuvarlak, ikili yada değişik uzunlukta zincirler şeklinde koloniler oluşturan ‘Streptokok’ denilen bakteri gurubunun birer üyesidir.

Güncel yaşamda ‘Beta’ diye bilinen diğer adıyla Streptokokus Piyojegenes kültür ortamında koyun eritrositlerini tam olarak parçaladığından (beta hemoliz) kendisine bu ad verilmiştir.

Beta mikrobu hangi hastalıklara neden olur ?

Beta mikrobu (! virüsü değil) insanlarda akut ateşli boğaz ve bademcik iltihabı (farenjit ve tonsillofarenjit) nın yanında,

erizipel (yılancık), impetigo, selülitis, otit, sinüzit, osteomiyelit, pnömoni, menenjit veya beyin absesi gibi klinik tablolara da yol açabilir. En sık görülen bu tablolar yanında solunum yetmezliği, akut böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, nörolojik ve hematolojik anormalliklerle karakterize streptokoksik toksik şok sendromu (TSS) ve necrotizan fasciitis (‘et yiyen bakteri’) tablolarına da neden olabilir.

Beta ile oluşan boğaz enfeksiyonlarını takiben ortalama 2-4 hafta sonra enfeksiyonun geç komplikasyonlarından, eklem, kalp, cilt, cilaltı ve merkezi sinir sistemi tutulumuyla Akut Romatizmal Ateş (ARA) ve böbrek tutulumuyla Akut Poststreptokoksik Glomerulonefrit (APSGN) tabloları da görülebilir.

Beta mikrobu nasıl yayılır ?

Beta mikrobu damlacık enfeksiyonu şeklinde insandan insana yayılır. Eşyalar yada hayvanlar aracılığıyla yayılım teorik olarak mümkün olabilse de bu yolla bulaşma epidemiyolojik olarak önemli değildir. Enfeksiyon tablosu, mikrop alındıktan 2-5 gün sonra ortaya çıkar.

Beta en çok hangi yaş gurubunu ve ne zaman hasta eder ?

Beta hemolitik streptokoklara bağlı klinik tablolar daha çok 3-15 yaş arasındaki çocuklarda ve ılıman iklim kuşağındaki ülkelerde, kış ve ilkbahar aylarında görülür.

Beta bulaştığı herkesi hasta eder mi ?

Boğazında beta mikrobu bulunan herkes hasta olmaz. Okul çağındaki çocuklar arasında boğazında beta taşıdığı halde hasta olmayan çocukların (asemptomatik taşıyıcılar) oranı % 20-30 civarındadır. Asemptomatik taşıyıcılardaki bakteriler çoğunlukla az virulan bakteriler olduğundan, bunların diğer insanlara hastalık oluşturma potansiyeli yok denecek kadar azdır. Ancak bunları taşıyan kişilerin herhangi bir başka etkenle boğaz enfeksiyonu geçirmeleri durumunda boğaz kültürlerinde ve hızlı beta testlerinde, sonuçlar (+) gelecek, daha sık ve gereksiz bir biçimde antibiyotik kullanmak zorunda kalacaklardır. Zira asemptomatik taşıyıcılık ve gerçek hastalık tablosu hızlı test ve kültürle ayırt edilemez. Bu ayırım, klinik görünüm, bazı kan testleriyle (ASO vb..)ve uzun süreli takiple yapılabilir.

Beta mikrobuyla oluşmuş boğaz enfeksiyonunun belirtileri nelerdir ?

Boğazda çoğunlukla bademcikleri de (beyaz yada sarı bir akıntı ile birlikte) tutan, yumuşak damakta ve küçük dilde nokta nokta kızarıklıklar, yüksek ateş, yutkunma güçlüğü, halsizlik, boyun lenf bezlerinde şişme, karın ağrısı, baş ağrısı tablosunun varlığı etkenin beta olduğu düşünülmelidir. Ancak çocuklarda boğazı bu şekilde tutan hastalıkların ancak % 15-30 kadarı beta mikrobuna bağlıdır.

Bu klinik tabloyla gelen hastalarda enfeksiyon büyük ihtimalle virüslerle oluşmuştur. Klamidiya, Mikoplazma ve C. Difteri gibi başka bakteriler de nadiren boğazda hastalık yaparlar. Ancak, genellikle bunlarla oluşan enfeksiyonlarda başka ilave klinik bulgular da gözlenir.

Kızıl nedir ?

Kızıl, beta enfeksiyonunun diğer bir klinik görünümüdür. Hastalık kendini daha çok gövdede yaygın, sık, küçük, basmakla solan noktacıklar şeklinde döküntü ile belli eder. Döküntüler daha çok kıvrım yerlerinde yoğunlaşır ve birleşerek çizgi halini alır (Pastia çizgileri).

Genellikle 1-2 gün öncesinde veya beraberinde başlayan boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, yüksek ateş ve ileri derecede halsizlik vardır. Tedaviye başlanmasını takiben 2-3 gün içerisinde döküntüler kaybolur. Yerlerinde pul pul olmuş, talaş benzeri soyulmalar görülebilir. El ve ayaklarda cildin en üst tabakasının kısmi yada eldiven parmağı şeklinde soyulduğu görülebilir. Tedavi boğaz enfeksiyonundaki tedavi ile aynıdır.

Tedavi ne zaman başlanmalıdır ?

Beta ile oluşmuş enfeksiyonda tedaviye bir an önce başlanılmalı ve tedavi süresi 10 gün olmalıdır. Akut romatizmal ateş (ARA) tablosu oluşmaması için tedaviye en geç 9 gün içinde başlanılmalıdır. Çünkü tedavi edilmeyen ve yetersiz tedavi edilen beta enfeksiyonları sonrası ARA görülme sıklığı % 2-3 gibi oldukça yüksek bir orandadır.

Tedavide kullanılan ilaç ne olmalıdır ?

Henüz penisiline karşı direnç geliştirmiş Streptokokus Piyojenes saptanmamış olduğundan ve elde edilmesi en kolay ve en ucuz antibiyotik penisilin olduğundan, tedavide birinci seçenek penisilin gurubu antibiyotiklerdir. Penisilin allerjisi olan ve yakın zamanda başka bir nedenle antibiyotik kullanması nedeniyle, penisilinle istenen yanıtı vermeyen hastalarda diğer gurup antibiyotikler de seçilebilir. Bu konudaki kararı tekip eden doktor verecektir.

Akut Romatizmal Ateş (ARA) nedir ?

Beta hemolitik streptokoklara bağlı enfeksiyon geçtikten ortalama 2-4 hafta sonra bu klinik tablo ortaya çıkar. Beta mikrobuna bağlı boğaz enfeksiyonu geçiren her bireyde ARA gelişmez. ARA nın en sık görüldüğü yaş gurubu 5-15 yaş aralığıdır. ARA kliniğinin oluşmasında genetik yatkınlık çok önemlidir. Bu klinik tablo kendini değişik belirtilerle gösterir. En sık görülen belirti ateşle birlikte ortaya çıkan eklem iltihabı (artrit) dır. ARA’ya bağlı artrit gezici artrittir. Şişkin, kızarık, sıcaklığı artmış bir yada birkaç eklem vardır. Tutulan eklemler daha çok diz, ayak ve el bileği gibi büyük eklemlerdir. Tabloda hareketle ortaya çıkan şiddetli ağrı vardır. ARA tablosunun diğer bir komponenti olan kalp tutulumunda (kardit) ilk belirti çarpıntı, çabuk yorulma ve halsizliktir. Klinik bulgu olarak ilk muayenelerde üfürüm fark edilmeyebilir. Daha sonraki gün ve aylarda da üfürüm ortaya çıkabilir, var olan üfürümün karakteri değişebilir ve kalıcı hale gelir. Kalpte tutulan yer daha çok mitral ve bazen aort kapağıdır, bazen de her ikisini birlikte tutabilir.

Eritema marginatum denilen gezici, kenarları belirgin cilt kızarıklıkları, kısa süreli, bazen 1-2 gün süren belirtilerdir. Diğer bir ARA belirtisi merkezi sinir sistemi tutulumunun göstergesi olan ‘Korea’ adındaki nöbetler, diğeri, cilt altında ele gelen nodüllerdir.

ARA tanısı nasıl konur ?

ARA tanısı konulabilmesi için aynı anda bu belirtilerin tamamını görülmesi gerekmez. Çünkü bütün belirtiler aynı anda ortaya çıkmayabilir veya içlerinde kısa süre görülüp, kaybolabilenler vardır. Tanıda bunlardan ikisinin varlığı, yada birinin varlığı yanında, kan tetkikleri, EKG ve diğer bazı Beta saptayıcı testlerle şüphenin doğrulanması yeterlidir.

Gereksiz antibiyotik kullanımını nasıl önleriz ?

Boğaz enfeksiyonunda etkenin belirlenmesi ve antibiyotiğe başlanılmasına karar verilmesi, sadece fizik muayene ile mümkün değildir. Boğazda Beta varlığı hızlı beta testleri ve boğaz kültürüyle ortaya konulmalıdır.

Hızlı beta testi, sonucu ortalama 30 dakikada verilen, özgünlüğü % 95, duyarlılığı % 60 olan bir testtir. Yani sonuç beta varlığını göstermişse büyük ihtimalle bu mikrop gerçekten mevcuttur. Ancak sonuç negatifse, boğaz kültüründe beta saptanabilme olasılığı % 40 tır.

En güvenilir test, boğaz kültürüdür. Bu testin sonucu 24-48 saat içinde verilir. Hızlı beta testinde (+) sonuç bakteri varlığını gösterir ve 10 günlük tedavi başlanır.

Test (-) ise kültür alınmalı ve antibiyotik başlama kararı kültür sonucuna göre vermelidir.

Bu iki testin kullanıma girmesiyle sadece boğaz enfeksiyonu nedeniyle antibiyotik kullanımı büyük ölçüde engellenirken, beta enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımı süratle başlatılarak akut romatizmal ateş görülme sıklığı önemli ölçüde azaltılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.